Yeni eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun diyelim ve öğretmeni ile öğrencisi ile velisi, servisçisi, kantincisi ile bindiğimiz bu geminin yolculuk kalitesine odaklanarak bir yılın ve devamını hayra dönüştürelim inşallah. Son günlerde...

Yeni eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun diyelim ve öğretmeni ile öğrencisi ile velisi, servisçisi, kantincisi ile bindiğimiz bu geminin yolculuk kalitesine odaklanarak bir yılın ve devamını hayra dönüştürelim inşallah.

Son günlerde bir müfredat tartışmasıdır gidiyor. Birkaç başlıkta süren tartışmaları izleyeduralım ama biz eğitimi konuşalım, başarıyı konuşalım, bilimi konuşalım, konuşmak derken amaçlayalım, planlayalım, uygulayalım hani…

Son zamanlarda ki bu tartışmalar yanlış mıdır asla ancak atı alan Üsküdar’da yağ satarım bal satarım oynarken biz hala Üsküdar’a nasıl gidilirde tıkanıp duruyoruz.

Çoğu zaman yaptığımız tartışmalar yol aldırmıyor sadece yol tariflerine verilecek ayrıntıları derinleştirmeye yarıyor. Ama o atı alanlar Üsküdar’da halayları tüttürmeye devam ediyorlar.

Siyasi etkilere, kişisel ihtiraslara kısır tartışmalara ayıracak zamanımız olmamalı. Tüm toplum ve eğitim uygulayıcıları bileşenleri el ele vererek gemiyi kaliteli bir yolculuğa ve elit limanlarda konaklamaya odaklanmalı.

Peki, ama bu nasıl olabilir. Bunun en sade ve özlü anlatımı; Ancak herkes üzerine düşenin en iyisini yapmaya çalışmasıyla olabilir derim.

Nasıl mı?

Planlayıcılar koltuklarından kalkmadan işbirliği yapmadan kararlar almayacak yani mutfağın kokusundan uzak olmayacak. Lüks otellerdeki tatil seminerleri terkedilip bizzat bir köy okulunda sıcak çaylar eşliğinde yaralar sarılacak. Böylece mutfak onlara neye ihtiyaç olduğunu haber verecektir.

İdareciler de yol açmaya odaklanacak ve sürekli olarak işleyişi destekleyecek. Önerileri değerlendirecek. Eleştirilere açık olacaklar.

Öğretmen arkadaşlar yenilenecek ve üretecek. Mutfağa yeni lezzetler katacak. Başta eğitimle toplumların inşa olacağı bilinciyle tüm mahalle baskılarına rağmen testmatik robotlar değil insan yetiştirmeye çalışacak. Ki insanlaşan sorumluluğunu da bileceği için akademik başarı da peşi sıra gelecektir.

Veliye düşen mi denge denge. Ya boğar öğretmeni ve çocuğunu ya da yıllar sormaz etmez ilgilenmez hiçbir şeyle. Ayak ayak üstünde çocuk kimin derdinde der bazen. Bazen de gecenin bilmem kaçında ödev konusu derdinde.

Dedik ya işimizi iyi yapmaya çalışmalı. İletişimi her aşamada koparmamalı. Hiyerarşi engellerini azaltmaya çalışmalıyız. Mesaimizin hakkını fazlasıyla vermeli. İstatistiklerle yatıp kalkmasak ta bir göz ucuyla takip etmeli. Ama hepsinden de önemlisi herkesçe ille de okumak okumak.

Saygılarımla.