Yine sel,
Yine memleket yine sular altında.
Ve ne yazık ki bu manzara bize yabancı değil.
Henüz 2023 yılında yaşanan büyük sel felaketinin izleri tam anlamıyla silinmemişken, 22 Mart 2026’da daha hafif bir yağışta bile aynı sahneleri yeniden yaşadık. Bu durum bize tek bir gerçeği gösteriyor:
Ders alınmamış!
Daha acı olan ise sadece sel değil, sessizlik.
Bakıyorum Şanlıurfa’da yüzlerce yazar, gazeteci ve televizyoncu olduğu söylenir. Sayının 1500 civarında olduğu ifade edilir. Peki bu kadar kalabalık bir medya topluluğu varken neden kimse konuşmaz?
Neden kimse hesap sormaz?
Ama bayramlaşmada boy göstermek için izdiham yaşanır.
Ya çevre iller harıl harıl eğitim alanı açmak için yer ararken bizde Üniversite arazisine (Eyyübiye Kampüsü) el konulur. Üzerinde petrol vs yapılır, ses çıkmaz.
Yolsuzluk iddiaları konuşulur, ses çıkmaz.
Liyakatsiz atamalar yapılır, ses çıkmaz.
Harran’da tarihi ve sit alanları imara açılır, ses çıkmaz.
Şehrin altyapısı çöker, yollar köstebek yuvasına döner, yine ses çıkmaz.
Dedaş memleketi esir almış, bayram boyunca çoğu yerde elektrik yok ses çıkmaz.
Madde bağımlılığı ilk okul sıralarına kadar inmiş ses çıkmaz.
Yollar köstebek yuvası olmuş ses çıkmaz. Vs.Vs
Ama iş gösterişe gelince herkes sahnede.
Yetmedi!
Popüler olma uğruna gerçekleri görmezden gelen yöneticiler, ekranlarda ve gazetelerde boy boy yer buluyor. Hizmetten, ahlaktan, yardımlaşmadan söz ediliyor. Özellikle de Ramazan ayında yapılan yardımlar öne çıkarılıyor.
Neymiş efendim!
Bir belediye başkanımız tarafından ramazan ayı boyunca her eve koç dağıtılıyormuş.
Bunu da maalesef medyanın eliyle yapıyor.
İyi güzel de, bir belediye başkanının görevi bu mudur ki sizde buna alet oluyorsunuz. Asıl görevi insanların evlerini su basmamasını sağlamak, yolları yapılabilir halde tutmak, sağlam bir altyapı kurmaktır. Sosyal yardımlar elbette kıymetlidir ama asli görevlerin yerine geçemez.
Bakınız 15 Mart 2023’te yaşanan felaketten sonra üç yıl geçmiş. Aynı sorunlar devam ediyorsa, ortada ciddi bir ihmal vardır. Üstelik bu süreçte görevde olanların 2 dönemdir yani 8 yıldır görevde olduğu yeni olmadığını da hatırlatmak gerekir.
Sonuç olarak bu şehir kaderine terk edilmiş olamaz.
Bu kadar sorun karşısında bu kadar sessizlik normal olamaz.
Unutulmamalıdır ki tarih bazen en sert hükmü verir. Ve hatalar tekrar ediliyorsa, bu artık bir tesadüf değil, tercihtir.
Ve artık kimse kusura bakmasın.
Bu şehir bunu hak etmiyor.