Hüseyin Korkmaz, anne hakkının kutsallığını ve evlatların taşıdığı ağır sorumlulukları düşündüren duygu yüklü köşe yazısıyla Urfanatik'te.

Hasan-ül-Basri Hazretleri Bir Gün, Kâbe’yi Tavâf Ederken, Arkasında Zembilli Bir Delikanlıya Rast Gelip, Zembilinde Ne Olduğunu Sual Eyledi.

O Delikanlı, *“Yâ Îmâm! Zembilde Anam Var.”* Dedi ve Devam Etti, *“Biz Fakiriz, Senelerdir Anam Kâbe’yi Ziyâret Etmek İster.

Fakât Bizim Malî Durumumuz Müsâit Olmadığı İçin Kâbe’ye Gelemezdik.*

Anamın Bu Arzusu, Bence Malûm idi. Kendi İhtiyar Oldu, Gelmesine Hiç İmkân Kalmadı.

Dâima Kâbe’den Aşk ile Bahseder, Kâbe Aklına Geldikçe Gözyaşlarını Tutamazdı.*

Anamın Bu Hâline Tahammülüm Kalmadı. Anamı İşte Bu Zembille Arkama Alıp, Memleketimiz Olan Şam’dan Kâbe’ye Getirdim.

Şimdi, İşte Kâbe’yi Tavâf Ettiriyorum.

Ana ve Babanın Hakkı Büyüktür Derler.

Acaba Yâ Îmâm;

Anamın Hakkını, Bu Yaptığımla Ödeyebildim mi?”* Dediğinde,

Hazreti Hasan-ül-Basri, *“Yetmiş Defa Kâbil Olsa da, Şam’dan Ananı Sırtında Kâbe’ye Getirip Böylece Tavâf Ettirsen,

Ananın Karnında iken Bir Defa Attığın Tekmeye Karşılık,

Hakkını Ödeyemezsin.”*

Buyurdular.

Ana ve Babasına Hürmet Etmeyen, Onları Hor, Hâkir Eden Zâlim Evlâd!*

Bu Kıssayı Oku ve Bir Düşün, Ananı Yetmiş Defa Sırtında Taşıyarak, Şam’dan Kâbe’ye Getirsen, Ananın Karnında iken Bir Defa Bilmeyerek Vurduğun Tekmeye Karşılık Bile Olmazken,*

Onları Dili ve Eli ile Bilerek Döven Hâin! Onların Hakkını Nasıl ve Ne ile Yerine Getirebileceksin?

Onların Hakkından Ne Olur?”

Demeye Cesaret Eden Kişi Yakın Bir Zamanda Dünyâ ve Âhirette Çekeceğin Ulu Azâbı Unutma!

Muhakkak, Bu Korkunç Azâb Sana Hazırlandı. Sana Tebşir Ederim. Korkunç Azâba Çok Yakın Zamanda Düşecek,

Ektiğini Biçeceksin.

Biçtiğini Yiyeceksin!

(Alıntı)